Bu çalışmada, erken çocukluk döneminde toplumsal cinsiyet rollerinin inşasında ve pekiştirilmesinde kritik bir rol oynayan tüketim kültürünün, oyuncaklar ve çocuk edebiyatı ürünleri üzerinden analizi hedeflenmiştir. Mağaza içi konumlandırma, renk kodlamaları ve pazarlama stratejilerinin çocukların cinsiyet algısını nasıl şekillendirdiğini ortaya koymak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında, literatürde kız ve erkek çocuklarına atfedilen stereotipik (kalıplaşmış) oyuncakları ve rolleri içeren interaktif bir 'Tabu' oyunu tasarlanarak sınıf ortamında uygulanmış; böylece konunun teorik arka planı katılımcı bir deneyimle canlandırılmıştır. İkinci aşamada ise grup üyelerinin gerçekleştirdiği saha ziyaretleri kapsamında, perakende satış noktalarındaki sunum, reyon ayrımı ve görsel düzenlemeler derinlemesine gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgular, saha fotoğrafları ve görsel materyallerle desteklenerek analiz edilmiştir. Özetle bu çalışma, çocuklara yönelik ticari ürünlerin ve mekansal düzenlemelerin toplumsal cinsiyet algısını nasıl yeniden ürettiğini, oyun temelli bir farkındalık yöntemi ve saha araştırması yardımıyla somut bir şekilde gözler önüne sermeyi amaçlamaktadır. Sunuma dair materyallere aşağıda yer verilmiştir.
TABU KARTLARI
Bu kartlar hazırlanırken cinsiyetlerle ilişkili ifadeler özellikle tabu olarak seçilip cinsiyetlere atfedilmiş oyuncakları bu kelimeleri kullanmadan anlatmanın zorluğunu ortaya koymak amaçlanmıştır.
SAHA ZİYARETİNE İLİŞKİN GÖRSELLER
İlk görsel, mağaza içi pazarlamanın cinsiyet rollerini nasıl manipüle ettiğini kanıtlamaktadır: Pembe renkli "Prenseslere Özel" reyonlarında mutfak ve temizlik setleriyle (istisna ürünler olsa da) kızlara ev içi roller dayatılırken, macera odaklı dinozorlar farklı reyonlarda sunulmaktadır. LEGO’nun üretime teşvik eden "Bu Kızların Eseri" afişi bile pembe renk kodlamasıyla sınırlandırılarak bu ikiliği beslemektedir.
İkinci görselde yayıncılıkta cinsiyet ayrımı netçe görülmektedir: Kız çocukları için pembe tonlu "Unicorn Günlüğü" ve sanatsal "Mimar Hüma" kitapları sunulurken; erkek çocukları için futbolcu biyografileri ve teknik odaklı "Mühendis Mert" kitabı ön plana çıkarılmıştır. Şefkat temalı kitapta da sadece kız çocuğu figürünün seçilmesi, kalıplaşmış rollerin erken yaşta pekiştirildiğini göstermektedir.